evrensel.net
Protestolara katılan milli judocuya "ceza": Mindere çıkma yasağı, fiili ihraç
ODTÜ öğrencisi ve milli para judocu Taylan İnce, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolara katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak 29 gün cezaevinde kaldı. Bu süreçte milli takımdan çıkarılan İnce, kulübüyle ilişkisi zedelendi, spor yapma hakkı fiilen elinden alındı. İnce yaşadıklarını ANKA Haber Ajansı’na anlattı:
“Cezaevindeyken dışarıda dolaşan videolar ve fotoğraflar sayesinde herkes tutuklandığımı öğrendi. Bu da hayatımda yeni bir sayfa açtı: Milli takım kariyerim bitti. Sebebi yalnızca sesimi yükseltmemdi.”
Judodan gözaltına: "Milliliğin gider, dikkat et"
Spor hayatına 3 yaşında jimnastikle başlayan Taylan İnce, 18 yaşında judoya yönelerek milli takıma kadar yükseldi. Uluslararası düzeyde Avrupa ve dünya derecelerine imza atan İnce’nin kariyeri, 19 Mart süreciyle birlikte değişti. Rize’de milli takım kampındayken, Gürcistan’da yapılacak turnuva öncesi takımla birlikte yaşananları takip ettiklerini anlatan İnce, o dönemde dikkat çeken bir uyarı aldığını söyledi:
“Takım arkadaşlarımızdan bazıları ‘Milliliğin gider, dikkat et’ dedi. Ardından hiçbir resmi gerekçe sunulmadan milli takım iletişim gruplarından çıkarıldım. Kazakistan’daki turnuvaya dair geri dönüş alamadım. Spor kariyerim sessizce sonlandırıldı.”
"Polis bir kadın arkadaşımıza işkence ederken, onun elini bırakmadım"
İnce, 25 Nisan’da Ankara Konur Sokak’ta tutuklu öğrenciler için yapılan eylemde yer aldı. Burada yaşanan polis müdahalesini şöyle aktardı:
“O gün orada sadece düşüncelerim değil, bedenim de cezalandırılmak istendi. Polis, kadın bir arkadaşımıza işkence ederken onun elini bırakmadım. Ardından ben de ağır şekilde darp edildim. Başım hedef alınarak tekmelendim, yerlerde sürüklendim. Gözaltında kaldım, darp raporu aldım. Sonrasında tutuklandım ve 29 gün cezaevinde kaldım.”
“Beni yalnız bırakmak istediler, ama yalnız olmadığımı gördüm”
Cezaevinde olduğu süreçte dışarıda yayılan görüntülerin ardından yaşadığı etkileri şöyle özetliyor:
“Herkes tutuklandığımı öğrendi. Kulübümle ilişkim zedelendi. Spor yapma hakkım, onca yıllık emeğim bir anda elimden alındı. Ancak yalnız olmadığımı gördüm. ODTÜ Judo Takımı, hocalarım, arkadaşlarım yanımdaydı. Üniversitemin Spor Müdürlüğü bana başarı ödülü verdi. Ama ben o ödülü hâlâ içeride olan arkadaşlarım Sezer, Hamza, Ebru, Melike ve Fuat adına aldım.”
"Sadece sporcu olman yetmiyor, bazen susman bekleniyor"
İnce, susmadığı için cezalandırıldığını vurgularken, bu tutumunun sporun ruhuyla çelişmediğini söylüyor:
“Sporu sadece madalya kazanmak olarak görmüyorum. Spor, bir duruş biçimi. Bazen gerçek mücadele sokakta olur. Sadece sporcu olmak yetmiyor bazen; sessiz olman, görmezden gelmen bekleniyor. Ben bunu yapamadım.”
“Judoyu bırakmıyorum, sadece hangi bayrakla mindere çıkacağımı zaman gösterecek”
İnce, Türkiye’de mevcut koşullarda 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’na katılma ihtimalinin düşük olduğunu ama yurt dışında mücadele etmeye açık olduğunu belirtiyor:
“Fransa ve Almanya’daki liglerde turnuva bazlı yarışma imkânı var. Teklif gelirse değerlendiririm. Ayrıca Athleten Deutschland gibi uluslararası sporcu hakları örgütlerinden destek mesajları aldım. Judoyu bırakmıyorum, sadece artık mindere hangi bayrakla çıkacağımı zaman gösterecek.”
"Ben sadece sporcu değilim, bu ülkenin vicdanlı bir yurttaşıyım"
Son olarak Taylan İnce, yaşadıklarının spor camiasındaki suskunlukla birleşince daha görünür bir soruna dönüştüğünü ifade etti:
“Bu ülkede kimi susturmak istiyorlarsa önce yalnız bırakıyorlar. Ama yalnız olmadığımı gördüm. Ben sadece sporcu değilim. Aynı zamanda bu ülkenin vicdanlı bir yurttaşıyım. İşkenceye sessiz kalmam, haksızlığa göz yummam istendi. Ben susmadım, susmayacağım.”