nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 1hOhhh missss yemeğimizi de bölüştük, yarasın o zaman hepiciğmize 🥰 0100
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 1hFoncu Prenses ve Yedi Cüceler Ayna ayna, söyle bana; kim zengin, kim fakir? Ayna gülümsedi: “Merak etme prensesim. Masalın sonunda herkes eşitlenir.” — Vergiyle. 091
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 2hakışta kibir ile alakalı bir mevzu var sanırım... uzun zamandır sormuyordum, sorayım tekrar.. kibirinizle aranız nasıl komşular.. 180
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 3haklı bendeydi de beni ikna edemedi bir türlü 🤣dur arıyorum 020
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 3hbalım beğenmene sevindim 😊 Polonya Edebiyatı çok bilinmiyor ülkede ve güçlü bir edebiyatı var. Burdaki komşularım da entelektüel farkındayım bundandır ilgilerini çeker diye düşünüp yazıyorum kendimce, bu kitaba dair daha çıkarım yapacağım dün yoruldum bıraktım artık 💙 020
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hFerdydurke Osman Fırat Baş, yayınevini hatırlayamadım şu an, Günlük YKY Neşe Taluy Yüce 110
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hsiz de eksik olmayın Seval hanım, sevgiler, selamlar ✨ 010
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hteyy allamm kahkaha attım 🤣 yok uyudum da biraz fazla erken uyandım, sonra da ısrarcı bir arkadaş mesaj atmış, aradı onu tekrar reddettim 😁 devamını da konuşuruz yine bir sürü abukluk yani 😎 110
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hEvet, galiba mesele biraz da bu 😊Bize hep “olmak”, tamamlanmak ve olgunlaşmak öğretildi. Oysa insanın sürekli oluş halinde olduğunu fark etmek başka bir şey söylüyor: Belki önemli olan olmuş olmak değil, değişirken kendini de görebilmek. 110
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hteşekkür ediyorum,🙏lakin bu kitaptan önce Ferdydurke ve Günlükleri okumanızı öneririm ☺️ 210
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hGombrowicz’in düşüncesinde insanın kendisini tamamlanmış, sabit bir varlık olarak görmemesiyle çok ilişkili. Ben de tekrar okudukça, değişimin kendisinden çok, insanın kendi oluş haline nasıl baktığıyla ilgileniyorum galiba. 110
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 4hYoldaydım, yazamadım Seval hanım kusura bakmayın.. Meselenin önemli bir tarafını yakalamışsınız. Yolda olma hali ve sürekli değişmek, ama bir yandan da değiştiğinin farkında olmak… 100
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 5hYok olmuyor erken gidemiyorum ben ofise, erken de çıktım taksi kullanmayayım toplu taşımayla gideyim dedim. Yanlış araç 😬 Ankarayı bilen için belirtiyorum, gitmek istediğim yön Sıhhiye ama ben Beşevler'e gidiyorum.🙈 Allah bana yardım etsin kalan hayatımda ne diyeyim ki. 🤣 0150
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 6hUmarım ki; hayattaki bütün şansımı müezzinden yana kullanmamış olayım 🙈 110
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 6hGünaydın Seval Hanım, güzel evet arada bir çatlak sesler oluyor, olmuyor değil ama mahallenin müezzininden razıyım ben, dinletiyor kendini 😊 110
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 8hbüyülü müzik, büyüleyen müzik ✨ youtu.be/lR7icNffxXE?...youtu.beJazz ~~ década de 40, 50YouTube video by Gi raffi 090
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hkesişiyor; ama bir kısmını Ferdydurke, Günlük ve genel Gombrowicz düşüncesiyle de birleştirdim. Yoruldum, 😉 Kitabın kendi güzergâhını elbet takip edeceğiz, hafta bitmeden tamamlarım.🥰 140
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hyazdıklarım, doğrudan Felsefe Dersleri'nin sayfa sayfa izlediği bir ders gibi aktarmadım. 😄 Anlattığım biçim, olgunlaşmamışlık, tamamlanmamışlık, başkalarının bakışı, insanın kendisini başkalarıyla kurması meseleleri Gombrowicz'in genel düşüncesinin merkezinde ve Felsefe Dersleri ile çok güçlü 140
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hAma biçimi tamamen bozamaz. Çünkü biçimsiz insan yok. Gombrowicz'in trajikomik tarafı da bu: Kafesten çıkıyorsun → dışarıda yeni bir kafes yapıyorsun. Sonra onu fark ediyorsun → tekrar çıkıyorsun. Ve belki özgürlük,hiç kafessiz olmak değil. Kafesin kafes olduğunu unutmayacak kadar uyanık olmak. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hKendin hakkında fazla emin olma. Çünkü belki de “sen” dediğin şey, biraz da alışkanlık haline gelmiş bir biçim. Ve bence burada Gombrowicz'in felsefesi bir cümleye indirgenebilir: İnsan tamamlanmak istediği ölçüde biçimlenir; özgürleşmek istediği ölçüde de o biçimi bozmaya ihtiyaç duyar. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hBiz kendimizi şöyle anlatıyoruz: “Ben zaten böyleyim.” “Ben bunu yapmam.” “Benim karakterim bu.” “Ben böyle bir insanım.” Ve yıllar geçtikçe kendi anlattığımız hikâyenin içine yerleşiyoruz. Sonra o hikâyeyi gerçekliğimiz sanıyoruz. Gombrowicz'in bizi dürttüğü yer tam burası: 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hKendini sonuç olarak değil, süreç olarak görmek. Herkes kendisini de başkalarıyla ilişkisinde yeniden imal eder. Gombrowicz'in derdi yalnızca toplum değil. Kendimiz de kendi hapishanemizi kuruyoruz. Çünkü bir noktadan sonra biçimi başkalarının bize dayatması gerekmiyor. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hBurada çok acayip bir özgürlük alanı açılıyor Çünkü eğer ben: “Ben buyum.”dersem oyun bitiyor. Ama: “Ben şu anda böyle biçimleniyorum.”dersem hareket alanı geri geliyor. Bu nedenle Gombrowicz'in “olgunlaşmamışlık” dediği şey bana göre aslında: oluş halinde kalma hakkı. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hSonra sen bana belli bir biçim veriyorsun. Ben ona göre davranıyorum. Ve ikimiz de birbirimizin yarattığı insanlara dönüşüyoruz.😈 Bu yüzden Gombrowicz'de ilişki, iki hazır insanın karşılaşması değil. İlişki sırasında iki insanın birbirini biçimlendirmesi. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hVe buradan“insan kendisini yapar”fikrine geçiyoruz Sartre'daki gibi yalnızca: “Ben seçimlerimim”değil. Gombrowicz biraz daha sinsi: “Sen kendini yapıyorsun ama başkaları da seni yapıyor.” Ben seni belli bir şekilde görüyorum. Sen benim bakışımın içinde kendini belli bir şekilde görmeye başlıyorsun. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hdediğin anda bile kendine yeni bir kimlik vermiş oluyorsun. Yani: Biçimden kaçışın kendisi de biçime dönüşebilir. Gombrowicz'in paradoksu tam burada. Dolayısıyla bize: “Olgunlaşma!”demiyor. Daha çok: “Kendini tamamlanmış sanma.”diyor. Arada çok büyük fark var. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hÇünkü yetişkin artık kendisi hakkında tutarlı bir hikâye anlatmak zorundadır. “Ben böyle biriyim.” Ve o cümle giderek bir kafese dönüşür. Gombrowicz burada da bizi rahat bırakmıyor Çünkü “çocuk” da bir biçim olabilir! “Ben olgun değilim, ben özgürüm, ben çocuksuyum.” 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hTam tersine: Tamamlanmamış olmak = henüz tek bir biçime hapsolmamış olmak. Çocuk bugün ressam olmak ister, yarın astronot, ertesi gün köpek. Toplumun buna cevabı: “Çocuk işte.” Gombrowicz'in cevabı: “Belki de yetişkinlik dediğiniz şey, bu hareket alanını kaybetmektir.” 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hBunların her biri seni tanımlıyor ama aynı zamanda seni kapatıyor. İşte Gombrowicz'in“biçim”dediği şey biraz bu. Biçim sana bir şekil veriyor ama o şeklin içinde seni donduruyor. Çocuk neden bu kadar önemli? Çünkü çocuk henüz tamamlanmamıştır. Ve tamamlanmamışlık,Gombrowicz için eksiklik değildir. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hÖnce şu ayrımı koyalım Gombrowicz'de olgunluk, yalnızca yaşla ya da psikolojik gelişimle ilgili değil. Toplum sana diyor ki: “Artık ne olduğunu bilmelisin.” Yani bir kimliğin olmalı. Ben yazarım. Ben entelektüelim. Ben erkeğim/kadınım. Ben yetişkinim. Ben ciddiyim. Ben şöyle bir insanım.... 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9h“biçim” ile “olgunlaşmamışlık” arasındaki bağlantıyı açalım. Çünkü orada Gombrowicz'in felsefesi yalnızca edebiyat olmaktan çıkıp insan ilişkileri teorisine dönüşüyor. Tam burada Gombrowicz'in en şahane numarası başlıyor: “olgunlaşmamışlık” aslında “biçim”e karşı bir silah oluyor. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hYani ben seni nasıl gördüğümle senin kim olduğuna dair bir alan yaratıyorum. Sen de beni nasıl gördüğünle benim üzerimde başka bir biçim kuruyorsun. Ve bazen iki insanın ilişkisi dediğimiz şey, aslında: “Sen beni kim yapıyorsun?” kavgasıdır. İşteeeee şimdi Gombrowicz'e girdik. 😏 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hbunu daha önce söylediğim o “gerçeklik” meselesine bağlayınca daha da güzel oluyor: Senin gerçekliğin, benim gerçekliğim, çocuğun gerçekliği, eşinin gerçekliği... Gombrowicz buna şunu eklerdi bana göre: Sadece gerçekliği farklı yaşamıyoruz; birbirimizin gerçekliğini de sürekli biçimlendiriyoruz. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9h“Ben olgun insanların oyununu oynamıyorum.” → Tebrikler, yeni bir oyun kurdun. 😊 Bu yüzden Gombrowicz'in özgürlüğü bana çok daha ilginç geliyor: Özgürlük, biçimden kurtulmak değil; içine girdiğin biçimin farkına varmak. Belki de hiçbir zaman tamamen dışına çıkamayacağını bilerek. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hAsıl derdi: İnsan hiçbir zaman tamamen özgürleşemez. Biçimden kurtulmaya çalışırsın → yeni bir biçim yaratırsın. “Ben toplumun normlarına uymuyorum.” → Hop, “normlara uymayan özgür birey” biçimine girersin. “Ben entelektüel değilim, sahiciyim.” → Hop, “sahici insan” biçimi. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hVe çocuk burada çok ilginç bir figür oluyor. Çocuk henüz o biçimleri tam olarak içselleştirmemiştir. Dolayısıyla çocuk: eksik insan değil,biçim tarafından henüz tamamen ele geçirilmemiş insandır. Fakat burada onu hemen romantikleştirmeyelim. Çünkü Gombrowicz: “Çocuk olalım,saflığa dönelim”demiyor. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hCiddi Tutarlı Akıllı Kendini bilen Yerini bilen Uygun davranan Kendi yaşına uygun davranan Kendi statüsüne uygun davranan Gombrowicz'in cevabı: “Hah! İşte tam da bu yüzden olgunlaşmamışlığı seviyorum.” Çünkü “olgunluk” dediğimiz şeyin önemli bir kısmı toplum tarafından sana giydirilmiş bir biçim. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 9hKendimiz olmak istiyoruz ama kendimizi ancak başkaları aracılığıyla kurabiliyoruz. İşte kavga burada başlıyor. 😈 Ve şimdi: “Olgunlaşmamışlık” Gombrowicz'in Ferdydurke'de ve Günlük boyunca didiştiği meselelerden biri bu. Toplum sana sürekli: “Olgun ol.” diyor. Olgun insan nasıl? 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hBirinin yanında çok yetişkin ve güçlü birisin. Başka birinin yanında birden çocuklaşıyorsun. Bir insan sana hayranlıkla bakıyor → başka bir sen çıkıyor. Biri seni küçümsüyor → yine başka bir sen. Dolayısıyla Gombrowicz için insanın trajedisi biraz şu: 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hÇünkü bize çok sevdiğimiz şu fikri vermek istemiyor: “Ben buyum.” Gombrowicz hemen soruyor: Kime göre? Çünkü “ben” dediğimiz şeyin önemli bir kısmı ilişkiler içinde oluşuyor. Bir toplantıda kendini çok zeki hissediyorsun. Başka bir ortamda aptal gibi hissediyorsun. 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hİnsan kendisini yalnızca içeriden kurmuyor. Başkalarının bakışı, beklentisi, dili, kültürü, statüsü, yaşı, cinsiyeti, sınıfı vs. sürekli biçimlendiriyor. İşte Form / Biçim buradan geliyor. Asıl kavga: “Sen kendin değilsin.” Burada Gombrowicz biraz arsızlaşıyor. 😉 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hÇünkü gerçek insan: bugün başka, yarın başka, birinin yanında başka, yalnızken başka, âşıkken başka, aşağılanınca başka, kendisini önemli hissettiğinde başka. Yani insanı sabit bir “öz” olarak yakalamaya çalıştığında, Gombrowicz'e göre elinden kaçırıyorsun. Ve burada çok önemli bir şey oluyor: 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hfakat filozofların cevap verirken insanı kaybetmesine sinirleniyor. Gombrowicz'in ilk itirazı:“İnsan,fikrinizden daha dağınıktır kardeşim.” Filozof diyor ki: İnsan nedir? Sonra başlıyor:öz,bilinç,özgürlük,varoluş,hakikat... Gombrowicz'in cevabı kabaca: “Tamam da bu insanın başına neler geliyor?” 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10h“Gombrowicz neden filozoflarla kavga ediyor?”dan girelim. Oradan olgunluk/olgunlaşmamışlık meselesine geçmek çok daha lezzetli olacak. Kavganın ilginç tarafı şu: Gombrowicz felsefeyi küçümsemiyor. Tam tersine, felsefenin çok ciddi sorular sormasını ciddiye alıyor; 120
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hSonra sen de o biçimi bir süreliğine taşıyorsun. Ve işin komik tarafı: Biçimi reddettiğini sandığın anda bile yeni bir biçime giriyorsun. Gombrowicz'in müthiş huzursuzluğu biraz buradan geliyor bana göre. Ama dersimize gerçekten başlayalım.😎 “Gombrowicz'in felsefesi nedir?”diye tepeden anlatmayayım; 130
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hGombrowicz bunu neredeyse insan ilişkilerinin temel mekanizması haline getiriyor.İnsan kendi başına bir öz olarak durmuyor;başkalarıyla karşılaşırken biçimleniyor.Birinin gözünde“aydın”,diğerinin gözünde“çocuk”,başka birinin gözünde“erkek”, kadın”,“yazar”,“başarısız”,“olgun”, “ciddi” oluveriyorsun. 130
nihallkoseoglu @nihallkoseoglu.bsky.social · 10hÖzellikle Günlük ile birlikte okuyunca çok güzel bir hat çıkıyor: biçim → insan → olgunlaşmamışlık → başkalarının bakışı → bireysellik → gerçeklik Ve sanki bizim Schulz'da söylediğim şu cümlen de buraya cuk oturuyor: “Herkes gerçeği kendi konumu üzerinden yeniden imal eder.” 120