evrensel.net
Tersane işçisinin bayram değil, yoksulluk telaşı
Tersane işçilerinin WhatsApp gruplarının çok çeşitli işlevleri mevcuttur. Genellikle bu grupların birincil işlevi iş ve işçi arama platformları olarak kullanılıyor olmasıdır. Bunun yanı sıra, bu gruplar aynı zamanda bir ilan paylaşım platformları olarak da değerlendirilir. Satacağı ikinci el bir eşyası olan ya da memleketten getirttiği bir ürünü satmaya çalışan ve bu sayede ek gelir etmeye çalışan işçiler, paylaşımlarını bu gruplardan yaparlar. WhatsApp gruplarının ilan platformu işlevi görüyor olması yalnızca bir ürün paylaşımından da ibaret değildir. Aracıyla memlekete gidecek ya da memleketten tekrar İstanbul’a dönecek olan işçiler yolculuğun getirdiği maddi yükü pay edebilmek maksadıyla araçlarına başka yolcular ararlar. Bayramın yaklaşmasına yakın günlerde, WhatsApp gruplarının en sık başvurulan işlevi bu türden paylaşımlar oldu.
Aracının kalkış yer ve saatini belirten mesajlar çokça paylaşıldı. Bayramdan evvelki son 2-3 gün içerisinde de Tuzla İçmeler Mahallesi’nin birçok noktasından içinde çok sayıda tersane işçisinin de olduğu minibüsler memleketlere doğru yola çıktı; Diyarbakır’a, Urfa’ya...
Şüphesiz, aracına yolcu arayanın da bu gibi ilanlarda gördüğü araçlarda yolcu olarak yer alanlar için de bunun tercih ediliyor olmasının en temel sebebi, daha az masraflı olması. Urfa’ya gidecek bir işçi üzerinden örnek verecek olursak; otobüsle giderse 1500, uçakla giderse 9 bin lira civarında bir bilet ücreti vermesi gerektiğini görürüz. Ama sözünü ettiğimiz şekilde zaten Urfa’ya gidecek olan bir minibüsle gideyim derse 800 lira civarında bir ücretle bunu gerçekleştirebilir.
Gitse masraf, kalsa masraf
Memlekete gidişler çoktu. Ama elbette bunu tercih etmeyenler ya da edemeyenler de mevcuttu. “Bayram bizim neyimize?” diye başlayan cümleler kuranlar ve devamında bayramda herhangi bir planı olmadığını sıralayanların sayısı da az değil elbette. Bunun sebebi de yine benzer ekonomik kaygılardan geçiyor. En az masraflı haliyle bile memlekete gidip gelmenin mevcut ekonomik koşulları içerisinde mümkün olmadığını ve bu yüzden bayramı çalışarak geçireceğini söyleyen işçiler epey fazla. Hatta, bırakalım şehir dışına bir yere gidip gitmemeyi; İstanbul içerisinde başka bir ilçeye gidip de biraz gezmekten dahi imtina eden işçiler var. Bunun sebebini bir tersane işçisinin yaptığı hesapta bulabiliriz: “Sadece Marmaray’a binsem, gidiş dönüş hiç değilse 100 lira. Gittiğin yerde oturup iki çay içeyim desen, üstüne bir de acıksan, karnımı doyurayım desen hiç değilse 700 liralık olursun. Bizim yevmiyenin yarısı.”
Zam için bugünden mücadele
Dolayısıyla, tek başına 2-3 günlük bir bayram arifesi görüntüsü bile tersane işçilerinin yaşam koşullarının zorluğunu ortaya koyacak yeni örnekler bulmamıza yetiyor. Bu durum, tersane işçileri için bayram sonrasından başlayarak göğüslemeleri gereken bir sorumluluğu da ortaya koyuyor: Yıl ortasında yevmiyelere zam yapılması için bugünden başlayan bir mücadele hattını örme sorumluluğu.
Bayram dönüşünden itibaren sürecek bir ay, tersane işçileri açısından iki yollu bir ayrımı da ortaya koymuş olacak: Ya tersane patronlarının sıklıkla başvurduğu bir oyalama halinin neticesinde yevmiyelere zam yapılmaması veya çok az oranlarda zam yapılması ya da bunun böyle olacağını yıllardır deneyimlemiş tersane işçilerinin artık böyle olmaması için itiraz fişeğini yakarak mücadelede öne atılması.